Troas Bölgesi'nin bir kısmı 1996 yılında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından "Troia Tarihi Milli Parkı" olarak ilan edilmiştir.Böylelikle "Homeros'un Doğası", ziyaretçilerin Troia kalesinden çevreye baktıklarında gördükleri doğal çevre (yaklaşık 12km.x 12km) özel bir şekilde korunmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin başvurusuyla, Troia 1998 yılında ise "UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi"ne alınmıştır. Bu onur aynı zamanda bazı yaptırımları da içermektedir.
Troia ören yerine gelen ziyaretçi sayısı 2004'ten itibaren yarım milyona ulaşmıştır. 10 farklı ülkeden yaklaşık 60 bilim insanı her yıl yaz aylarında Troia'da bir araya gelmektedir.
Bugün özetle şunu söyleyebiliriz:"Troia yaşamakta. İnsanlar yeniden Troia'ya ilgi duymaktadır!".
Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, 30 Eylül 1996 tarihinde Troia ve çevresinin "Tarihi Milli Park" olmasına karar vermiştir. 136 kilometre karelik bir alanı kaplayan söz konusu bu park, içinde Neolitik Dönem'den (M.Ö. 5. bin) 20. yüzyıla kadar (1915 Çanakkale Savaşları anıtları) uzanan birçok arkeolojik ve tarihsel anıtı barındırmaktadır. Sadece kültür mirasının değil, doğa mirasının korunması da çok önemlidir, çünkü modern tarımın olumsuz etkileri gittikçe artmaktadır. Ekolojik olarak büyük önem taşıyan son alanlar da tehdit altındadır. Troia Milli Parkı yeni master planının hayata geçirilmesi, Troas Bölgesindeki kültürel ve doğal mirasın korunmasını sağlayacaktır. Troia ve çevresinin, bizden sonraki kuşaklar için de "Homeros Doğası" olarak, edebi etkisiyle ve içinde barındırdığı mesajlarla korunması için çaba göstermeliyiz.
1998 Yılında Troia UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine Alınmıştır.
Bir anıtın sürekli bakımı yapılıyorsa ve kalıcılığı sağlandıysa, UNESCO tarafından "Dünya Kültür Mirası" listesine alınabilir. Troia, bu kalite belgesini 1998'de kazanmıştır. Bu kültür mirasının korunmasını kararlı bir biçimde sürdürmek, hem kazı yönetimi hem de Türk Devleti için bir zorunluluk ve aynı zamanda teşviktir. |