Loading...

Assos Antik Kenti

Assos Antik Kenti
Assos Antik Kenti

Assos Antik Kenti

Edremit Körfezi’nin kuzey ucundaki volkanik tepe ve onun eteklerindeki Assos’ta ilk iskân Bronz Çağı’na kadar uzanmaktadır. Kent M.Ö. 7. yüzyılda Lesbos (Midilli) adasındaki Methymnalıların göçü sonrasında bir Yunan polis şehir devleti haline gelmiştir. Assos/Behramkale Roma, Bizans ve Osmanlı çağlarından bugüne kesintisiz iskân görmüştür. Aristoteles başta olmak üzer çok sayıda Platon’un öğrencisi MÖ 347-345 yıllar arasında Assos’ta faaliyetlerde bulunmuşlardır. St. Paulus M.S. 57 yılında Assos’u ziyaret etmiştir.

Assos dünyadaki en güzel Yunan polis örneğidir. Bu kentte akropolis, nekropolis, sur duvarı, liman, gymnasion, tiyatro, bouleuterion ve agora gibi bir Yunan polisinde bulunması gereken ögelerin tamamı mevcut olup, günümüze ulaşmıştır. Araştırmak için ideal bir Yunan polisi örneği olarak kabul edilen Assos’ta ilk kazılar 1881-1883 yılları arasında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü adına J.T. Clarke ve H. Bacon tarafından yapılmıştır. Kazılarda bulunan eserlerin 3/2 lik bölümü Osmanlı Devletine 3/1lik bölümü ise Boston’a götürülmek üzere Amerikalılara verilmiştir. Prof. Dr. Ü. Serdaroğlu Amerikan kazılarından tam yüz yıl sonra 1981 yılında yeniden başlattığı kazıları 2005 yılına kadar yürütmüştür. 2006 yılından itibaren kazı çalışmaları Prof. Dr. Nurettin Arslan tarafından Çanakkale Onsekiz Üniversitesi adına yürütülmektedir.

Assos yerleşmesinin çevresi kalınlığı 2,50m olan 3,5 km uzunluğundaki güçlü bir savunma duvarı ile çevrilmiştir. Sur duvarı biri yuvarlak olmak üzere kare planlı kuleler ile desteklenmişi. MÖ 6. yüzyılda inşa edilen sur duvarların MÖ 3. yüzyıla kadar bazı değişimler geçirmiştir. Akropolis üzerindeki Athena Tapınağı (M.Ö. 540/30) Anadolu’daki dor düzenindeki tek örnektir. Tapınağın frizleri Boston, Louvre, İstanbul ve Çanakkale müzelerine dağılmıştır. Akropolis Geç Bizans Çağı’nda bir kaleye dönüştürülerek çevresine yeni bir sur inşa edilmiştir.

Batı Kapısı önündeki nekropolise (mezarlık) M.Ö. 7. yüzyıldan M.S. 3.yüzyıla kadar gömü yapılmıştır. Nekropoliste yakma ve iskelet gömü uygulaması çağlarla göre değişim göstermektedir. Ölüler vazolar, taş urneler ve lahitlere gömülmüştür. Roma Çağı’nda anıtsal oda mezarların inşası söz konusudur.

Bir eğitim kurumu olan Gymnasion, Batı Kapısı’nı agoraya bağlayan yolun kuzeyindedir. Kare planlı avlunun (52X52 metre) etrafı dor stilindeki sütunlu bir galeri ile çevrilmiştir. Erken İmparatorluk Dönemi’nde Quintus Lollius Philetaeirus tarafında onartılan gymnasion M.S. 6. yüzyılda kiliseye dönüştürülmüştür.

Kentin en önemli kamusal alanı olan agora Nakropolisin güney yamacında oluşturulan yapay meydandan oluşmaktadır. Agoranın batısında tapınak, doğusunda bouleuterion ile güney ve kuzey yönlerinde stoalar yer almaktadır.

M.Ö. 4. yüzyılın sonlarında inşa edilen boulueterion/meclis binası kare planlı (20.60×20.60 m) olup, çatısı dört sütun tarafından taşınmaktadır. Tahminen 500 kişi kapasiteye sahip yapının oturma sıraları ahşaptan yapılmıştır. Agoranın güney ve kuzeyini sınırlayan stoalar iki katlı ve yüzlerce metre uzunluğundadır.

Agoranın güneyindeki terastaki hamam MS. 1. yüzyılın başında Lolia Antiochis tarafın- dan inşa ettirilmiştir. M.S. 5. yüzyılda Helladios tarafından hamam kiliseye çevrilmiştir.

Agoranın güneyindeki doğal bir kayanın yamacına yaslanan tiyatro at nalı planı ile tipik Yunan tiyatrosudur. MÖ 4. yüzyılın sonlarında inşa edilen tiyatro tahminen beş bin kişilik kapasiteye sahiptir. M.S. 2. yüzyılda gladyatör ve hayvan mücadeleleri düzenlenen yapının birinci oturma sırası önüne korkuluk levhaları eklenmiştir. Bu yüzyılda oturma sıraları taş işletmecileri, demirciler ve dericiler olmak üzere üç farklı meslek grubuna rezerve edilmiştir.

Assos ideal bir Yunan Polisi olmasının yanında Erken Bizans kentlerinin araştırılması için de yeterli kalıntıya sahiptir. Sur dışında ve içindeki çok sayıda kiliseler yanında kentin güney ve batı bölgelerindeki konutların yoğunluğu dikkati çekmektedir. Ayazma kilisesi ve Batı kilisesinde kazılar yapılmıştır. Kentteki tüm kiliseler üç nefli bazilikal planlıdır. Batı kapısının arkasındaki Xenodochion/misafirhane ve piskoposluk kabul salonu Assos’taki Bizans Çağı’nın diğer kamusal binalarıdır.

Kentin güneyinde iki adet liman yer almaktadır. Her iki liman da birer dalgakıran ile oluşturulmuştur. Bunlardan birinin dalgakıran temelleri su atında görülürken diğeri halen kullanılmaktadır.