Loading...

Troia Atı I (Mykonos Vazosu, Troia Atı’nın ilk tasviri)

Troia Atı I (Mykonos Vazosu, Troia Atı’nın ilk tasviri)
Troia Atı I (Mykonos Vazosu, Troia Atı’nın ilk tasviri)
22 Eylül 2020

Troia Atı I (Mykonos Vazosu, Troia Atı’nın ilk tasviri)

İnsanoğlunun seramik ile tanışması, toprağı çamur haline getirip elle şekillendirdikten sonra güneşte kurutması ile başlamıştır.  Daha sonra gene elle şekillendirdiği kapkacaklarını doğrudan açıkta yaktıkları ateşin içine koyarak pişirmeyi öğrenmişlerdir. El yapımı seramiklerin yanında çömlekçi çarkını keşfeden insanlar, aynı zamanda fırında pişirmeyi de keşfetmişlerdir. İlk kez MÖ 3400’lerde Mezopotamya’da çark yapımı seramikler üretmeye başlamışlardır. Seramik çarkı Mezopotamya’dan batıya ancak bin yıl sonra ulaşmış ve Batı’da MÖ 2400’lerde kullanılmaya başlanmıştır. Çark, seramik üretiminde yeni ve en büyük aşamalardan biridir. Bu tarih Troia II dönemine denk gelmektedir.

Çömlekçiliği bir meslek haline getirdikleri bilinen ilk topluluk Minoslulardır.  Miken Uygarlığı da seramik sanatının gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Fakat Miken Uygarlığı’nın MÖ 12. yüzyılda yıkılması ile birlikte uzun bir süre seramik alanında yeni değişiklikler gözlenmez. Seramikler üzerinde Miken ve Minoslu ustalar MÖ 11. yüzyıldan itibaren farklı şekillerde geometrik motifler kullanmaya başlarlar.  Bu dönem, Sub Miken Dönemi (MÖ 1100-1050), Proto Geometrik Dönem (MÖ 1050-900) ve Geometrik Dönem (MÖ. 900-720) olarak üçe ayrılır.

Bu dönemle beraber siluet halinde insan ve hayvan figürleri de yapılmaya başlanmış ve bunlar bir süre sonra anatomik ayrıntıların ön planda olduğu figürlere dönüşmüştür. Troia Savaşı ile ilgili betimleme ilk olarak Mykonos Vazosu üzerinde karşımıza çıkar. Daha sonraki zamanlarda daha çok siyah ve kırmızı figür seramikler üzerinde görmekteyiz. MÖ 700’lerde kullanılmaya başlanan siyah figür tekniğinde, yapım aşamasında figürlerin siluetleri çizildikten sonra ayrıntılar kazıma çizgilerle belirtilmiştir. Kazıma ile anatomik özelliklerin düzgün bir şekilde aktarılmadığını düşünen ve estetik kaygıyla hareket eden sanatçılar yeni arayışlar içine girmişlerdir. MÖ 5. yüzyıldan itibaren figürlerin fırça ve boya yardımıyla yapıldığı kırmızı figür tekniğini bulmuşlardır.

MÖ 7. yüzyıl boyunca hayvan figürleri işlenmiş ve yavaş yavaş mitolojik sahneler yer almaya başlamıştır. Bu durum bir tesadüf değil, Troia Savaşı destanını yazıya döken Homeros’un eserlerinin etkisiyle de olmuştur. MÖ 8. yüzyılın sonlarından itibaren Troia Savaşı’nın izleri görsel sanatta görülmeye başlanmıştır. MÖ 1200’lerde yaşanmış bir savaşı 400 yılı aşkın bir süre Homeros’a kadar getiren birçok ozan olmuştur. Fakat bu savaş hikâyesinin sanata yansımasının İlyada’nın yazıldığı dönemlere denk gelmesi Homeros’un güçlü anlatımının neticesidir.

1961 yılında Yunanistan’ın Mykonos Adası’nda bulunan Mykonos Vazosu MÖ 675 yılına tarihlenmiştir. Şu ana kadar bulunan Troia Atı ve mitolojisinin en erken tasviri olarak kabul edilmektedir. Geniş boyun kısmında tasvir edilen Troia Atı’nın içinde Akha askerleri, dış tarafında ise Troialı askerler yer almaktadır. Bu sahnenin hemen altından başlayarak üç şerit halinde Akha askerlerinin içeri girdikten sonra Troia’da yaşananlar sahnelenmiştir. Gövde kısmında yer alan sahnelerde sanatçı özellikle kadınlara ve çocuklara karşı yapılan saldırıyı ön planda tutmaktadır. Savaşın yıkımı ve acımasızlığı üzerinde yoğunlaşan bir anlatım vardır. Bu aynı zaman silahlı kuşanmanın da resmedildiği ilk seramik örneklerinden biridir diyebiliriz.

İlgili yazı için bakınız: https://www.troiavakfi.com/troia-ati-efsanesi/